SIRA SIRA İNCİLER
Sibel DUYMAZ

SIRA SIRA İNCİLER

Bu içerik 126 kez okundu.
SIRA SIRA İNCİLER
 “Bal tutan parmağını yalar,” derler; ama mesele kamu görevi, milyonların birikimi ve vatandaşın hakkı olunca, kimsenin elini kavanoza daldırıp sonra da “Benim haberim yoktu,” deme lüksü olmamalı. Son günlerde önümüze düşen haberler, memleketin gündemini inci gibi sıra sıra diziyor; ne var ki bu incilerin kimi göz alırken kimi de insanın içini burkuyor.
 Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturması, sermaye piyasalarındaki güveni sarstı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme getirilen borsa işlemi iddiaları üzerine Kaya, soruşturmanın bağımsız yürütülmesi gerekçesiyle parti görevlerinden ayrıldı. İddiaların doğruluğunu yargı ortaya çıkaracak; fakat vatandaşın sorduğu soru ortada duruyor: Bu kadar sıra dışı kazanç iddiası varken denetim mekanizmaları neden daha önce harekete geçmedi? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında bazı şirket ve fonlara uygulanan tedbirler sonradan kaldırıldı; Astor Enerji A.Ş. hakkındaki tedbirin de 27 Eylül’de kaldırıldığı şirket açıklamasında duyuruldu. Buna karşılık Geçgel ailesi hakkında soruşturma kapsamında yeni adli tedbir haberleri yayımlandı. Bu tabloyu baştan sona, eksiksiz ve anlaşılır biçimde kamuoyuna anlatmak artık şart.
 Cumhurbaşkanımızın ekonomi yönetimi ve ilgili kurumlarla toplantı yapması, yatırımcıların haklarının korunması ve tasfiye sürecindeki ödemelerin adil ve hızlı yürütülmesi talimatını vermesi önemli bir adımdır. Devlet Denetleme Kurulunun inceleme başlatması da meselenin ciddiyetini gösteriyor. Şimdi beklenti, bu iradenin sonuçlarını görmek; mağdurun hakkının korunması ve sorumluluğu bulunanların kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermesidir.
 Haberlerin bir başka sırasında, yasa dışı panellerle vatandaşların kişisel verilerine erişildiği iddiası var. Bu sistemleri kullandığı öne sürülen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi; 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı. İnsanların bilgileri ele geçirilip “Borcunuz yasal takibe düştü,” denilerek korkutuluyorsa burada yalnızca veri güvenliği değil, vatandaşın huzuru da tehlikededir. Elbette iddiaların hükmünü mahkemeler verecek; fakat mahremiyetin korunması için bu soruşturmanın sonuna kadar takip edilmesi gerekiyor.
 Türk futbolunda da deprem etkisi yaratan bir soruşturma var. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu yedi kişi, mobbing ve resmî belgede sahtecilik iddiaları kapsamında gözaltına alındı. Hakem atamaları, klasmanlar ve sınavlarla ilgili iddialar aydınlatılmadan sahadaki adalete güvenin yeniden kurulması kolay görünmüyor. Antalya’da ise narkotik şubesinin eski ve yeni müdürlerinin, uyuşturucu şüphelilerine ait dosyaların rüşvet karşılığında temizlendiği iddiasıyla soruşturmaya alınması, insanın aklına şu soruyu getiriyor: Suçla mücadele etmesi gerekenler hakkında böyle iddialar varsa vatandaş kime güvenecek?
 Bolu Belediyesi bünyesindeki bir kooperatife yönelik zimmet soruşturmasında da dokuz kişi gözaltına alındı. Yine altını çizelim: Bunlar soruşturma ve iddia aşamasındaki dosyalar. Ancak her yeni operasyon, kamu kaynaklarının ve vatandaşın hakkının ne kadar sıkı denetlenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Adalet Bakanlığının açıkladığı verilere göre HSK, 2026’da 525 hâkim ve savcı hakkında esasa ilişkin karar aldı; 84 kişi meslekten çıkarma cezası aldı. Yargının kendi içindeki denetimin işlemesi, adalet duygusunun korunması için hayati önem taşıyor.
 Bir de “FETÖ’nün kasası patlatıldı” diye dolaşan başlık var. 29 Eylül’de yayımlanan doğrulanabilir haber, altı ildeki operasyonda 20 şüphelinin gözaltına alındığını bildiriyor; ancak haberin içeriği bir kasanın patlatıldığını değil, dijital materyaller ve finans bağlantıları üzerinden yürütülen soruşturmayı anlatıyor. Başlık başka, doğrulanmış bilgi başka olunca, gazetecinin görevi de o ikisini birbirine karıştırmamak oluyor.
 “Düşmanı uzakta aramamak lazım; içimizde hainler havuzu varmış,” dedirten de işte bu tablo. Cumhurbaşkanımızın ve ilgili bakanlıkların ortaya koyduğu kararlılık, umarız her dosyada şeffaf ve kararlı bir takibe dönüşür. Çünkü yazmakla, konuşmakla başa çıkılacak işler değil bunlar. Memleketin güvenini içeriden kemiren ne varsa, üzerine gidilmeli; vatandaşın hakkı korunmalı. Tek söyleyeceğim: Yazıklar olsun.
DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İzzet Akdağ, Başakşehir Mahallesi Muhtarlığına Adaylığını Açıkladı
İzzet Akdağ, Başakşehir Mahallesi Muhtarlığına Adaylığını Açıkladı
SADIKLAR PLANI
SADIKLAR PLANI