KARBON AYAK İZLERİ İLE YİNE EVLERE KAPATILIYORUZ
Sibel DUYMAZ

KARBON AYAK İZLERİ İLE YİNE EVLERE KAPATILIYORUZ

Bu içerik 553 kez okundu.
         Hatalar tekrar ederse, hata değil yanlıştır artık onun adı. Bir dönemin COVID izleri henüz silinmemişken, ikinci bir virüs dünyaya yayılmaya başlandı!
         Efendim; İklim anlaşması ile bu "Karbon ayak izi" Meselesi çaktırmadan birbiri ile bağlantılıdır: Karbon ayak izi; Ulaşım araçların'ın kullanımı sırasında yanan fosil yakıtlar ve ev içinde tüketilen enerji sonucunda doğaya karışan sera gazlarının karbon cinsinden miktarını ifade ediyor. Yani insan faaliyetlerin'in doğa üzerinde bıraktığı hasarı karbon salınımı cinsinden ölçebilmektir. Bir bireyin, ülkenin veya bir kuruluşun sürdürdüğü tüm faaliyetler sonucu atmosfere saldığı sera gazlarının karbondioksit cinsinden karşılığı karbon ayak izi olarak adlandırılır. Birincil ayak izi; evrensel enerji tüketimi ve ulaşım. İkincil ayak izi; kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalâtı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür. Yani hayatımızın tamamını kapsayan buna banka hesaplarımız, tüketimimiz, attığımız her adımın ölçülmesidir bu kadar basit, bilimsel açıklamasıyla uğraşmaya gerek yok fakat bunun bilimsel tanımını da bilelim diye açıklama gereği duydum. İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına KÜRESEL ISINMA deniliyor ki ben bu bilimsel gerçek diye adlandırılan meseleye inanmıyorum, bitmeyen KÜRESELCİ senaryoları ve uydurmalarıdır.Tüm bunların arkasında yatan tek gerçek bildiğimiz üzere Şeytanın insan neslini azaltıp bu dünyanın tek ulus tek devlet şeklinde yönetilmesi, kendileri gibi düşünen fakat kendilerine hizmet eden insan kitleleri ile yola devam etmek. Toplum dejenerasyon yolu ile çoluk çocuk gençlik bu bilişim sistemi, yapay zekâ, modern, çağdaş yaşam, kişisel özgürlük, LGBT cinsel tercih yalan senaryoları ile algısal titreşimlerle beyinlere bu masalları gönderiyorlar ve kendilerine uyumlu, yatkın koyun topluluklarını da ele geçirmiş oluyorlar.Zaten pilot bölge seçilen Amerika,Canada, İsveç gibi ülkelerde bu operasyonlarla birlikte çip takma deneyleri başlamış durumda genç ve özenti içindeki nesile o ülkeler, yaşam koşulları cazip gösterilerek güzel şartlar cennetmiş gibi sunularak bir çekim gücü başlatılmış hatta yol alınmış durumdadır. Ülkelerin ekonomik değerleri ile oynanması ekonomilerin çöküş vatandaşların mağdur hallere getirilmelerinin de maalesef onların senaryolarının parçası olduğu doğrudur. Çünkü dünya ekonomisi onların hegomanyasındadır dünya parasını da onlar yönetiyorlar. Ülkelerini terkeden geçimini düşünen, mecbur kaldık neden daha insani şartlarda yaşamayalım diyen kesimde bunların en sevdiği insan tipleridir.
         Şimdi! Bu karbon ayak izi ile bağlantılı olan Paris iklim anlaşmasına biz imza attık mı? Evet sanırım 6 Ekim 2021 de Türkiye'nin PARİS Anlaşmasına taraf olacağını TBMM onaylaması ile açıklamıştı. Yani geçmişler olsun biz de 175 ülkenin içindeyiz. Yani alacakları sağlıkla ilgili kararlardan tutun da gerekirse evlere kapanmaya kadar bütün olacak senaryolara ister istemez ortağız haydi buyrun bakalım bu bir hata mı? Yoksa Yanlışmı?
         Bu eylül ayında İKLİM HUKUKU'nu oylayacaklar bu karbon ayak izi yani bizleri yine evlere kapatabilecekler, bankalar diyecek hayır senin limitin doldu, sen bugün buraya gidemeyeceksin, şu yatırımı yapamayacaksın gibi. Yani karbon ayak izi meselesi aynı zamanda zaten özgürlüğün kısıtlanması, insanların tek bir dünya düzeni ve oranın aldığı kararlarla yönetilmesine alıştırma çalışmasıdır. Dünya onların bizlerde onların köleleri değiliz tabi ki fakat öyle bir durum yaratıyorlar ki sistem bizleri buna mecbur kılıyor. Covid aşıları gibi o dönemde yayılan korku algısı gibi ve sonuç da aşıların yan etkisi ile herkes hasta, bir çok insan yan etkinin sonucu her gün kalp krizi ve çabuk bir şekilde farketmeden gelinen kanserin son evresi sonucu ölümler.
         Her ne virüs gelirse gelsin zorunlu tutulmadıkça son ana kadar direneceğim aşı tedavi işlerine sıcak bakmayacağım, ailemi çevremi bu konuda ikna edeceğim, bu yalanlara kanmayacağım. Eski ve alternatif tıp atalarımızdan kalma bitkisel yöntemlerle yaşamımı sürdürmeye çalışacağım,vegan, vejeteryan beslenme saçmalıklarına asla itibar etmeyeceğim, geleneksel yaşayacağım, Dünya Sağlık Örgütü'nün aldığı kararları sorgulamadan bize dayatan sözde çağdaş Doktorlara da inanmayacağım ve itibar etmeyeceğim.
         Bu Eylül ayı sonuna doğru Ekim ayı ortasına kadar Türkiye de gerçekten kurtarıcı nitelikte ve dünyanın şaşkınlıkla karşılayacağı güzel gelişme ve sürprizler olacağına inanıyorum ve umut ediyorum ki artık bazı yanlışlar düzeltilir, vatandaşın yaşam şartları gözden geçirilir ve sağlıklı kararlar alınır.
Dış itibardan fazla iç huzurumuz ve vatandaşın refahı ön plânda olur. Ezildik, yorulduk,sabredecek gücü kalmadı Emekli,asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların bir de üstümüze bu karbon ayak izi saçmalıklarını yüklemezsiniz diye umut ediyoruz.
DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol