"Tok açın halinden anlamaz mış" ne dediler ise doğru demiş büyüklerimiz, yaşanmış tecrübelerle sabitlenmiş bu deyimler, ata sözleri.
Bu gemi battı gibi hissediyorum. Artık eski söylemlerimi kendim çürütdüm. Herkes mutsuz, umutsuz, depresif, bir tuhaf olduk sanki hipnotize olduk, beyinlerimiz uyuştu, kimsenin kolunu kaldıracak hali yok; bunlar aşıların yan etkisi değil tabi ki, bu hayat pahalılığı yordu,üzdü bizleri.
Ankara da ekmek 2,250₺ oldu, büyük tüp 204₺, ilaç fiyatları en az iki kat artmış raporlu ilaçları bile 4 değil 2 kutu olarak veriyor sistem ve parasızlıktan hayatı ilaçları alamayanlar var raporlu bazı ilaçlara bile ücret ödüyoruz fakat geçmediğimiz köprülerin, gitmediğimiz yolların paralarını vergilerle ödüyoruz.
Devlet prosedür olarak mesela şeker ölçme iğnesini ödüyor, şeker ölçme cihazının ölçüm çubuğunu ödemiyor.
Biz gariban vatandaşlar ne yapıyoruz iğneyi yazdırıp alıyoruz fakat şekerimizi ölçemiyor'uz çünkü o çubuk dediğimiz aparat 100₺ olmuştur muhtemelen.
Buyrun yemeyi içmeyi artık söylemekten üzülmekten maalesef ben bitkin düştüm. Muadil ilaç alıyoruz bence herkes öyle yapsın yerli ilaç firmaları kazansın fakat Dolar resmen 12,43₺ ,13₺ olacaktır bu yazım yayınlanan'a kadar. Peynir, yumurta, yağ, temizlik ve kişisel bakım ürünleri, tuvalet kağıdı,kâğıt havlu, çay, şeker ve maalesef ülkemiz topraklarında yetişen, üretilen her şey el yakıyor.
Biz bitmiş'iz yani; bu ülkede bir tek yeni türeyen zenginler mutlu zaten. Fakat bir Sn. Bakanımızın da önerdiği gibi aslında bu zor ve sıkıntılı durumları daha kolay atlatabiliriz nasıl mı ? Yarın birgün de ekmek yerine siz de pasta yiyin derlerse şaşırma malıyız da un da karaborsa zamlan dı marketlerde un da yok yani pasta yapmak da imkânsız,elektrik aldı başını Himaliye tepelerine kadar çıktı mumla oturalım tasarruf edelim. Doğalgaz fazla kullanmaya gerek yok üstümüzü kalın giyinip kısık ayarda bazen yakarız, ilaçları tamamen bırakırız, şekerleri ölçmeye gerek yok, halk ekmek kuyruklarında metrelerce sıralar oluştururuz, kahvaltılık almaya gerek yok, meyve, sebze, et, süt, boşver ne bulursak onu yeriz.
Sabun şampuan, tuvalet kâğıdını da almasak da olur. Zaten kapıcıların bile arabası var sevinilesi bir durum Allah için büyük lüx değil mi? O marketlerde anne babaları ile gelip ellerini neye atsalar ebeveynleri tarafından "bırak evde var aynısından" diyen bir çikolata gofret bile alamadan üzgün çıkan AİLELER'in ÇOCUKLAR'ın GÖZ YAŞLAR'ında BOĞULUN İNŞAALLAH! Kendiniz en az 3 maaş alın aylık geliriniz bir bürokrat olarak 60-80 bin Hattâ 130TLalanlar bile var, olsun en az ve hâlâ geçinemiyoruz diye birbirinize yakının öylemi boğazın'ız da kalsın.
Bir SGK emekli normal olarak 2.600tl alıyorsa; Ankara da diyelim 1.100₺ kira veriyorsa, 50₺ apartman aidatı 1.300₺ kredi kartı borcu ödüyorsa faturaların bile mutlaka bir tanesini ödeyemiyor dur, KMH hesabına borçludur limiti dolmuştur. Nasıl olacak bu adaletsiz gelir dağılımı değerli Arkadaşlar! İşte Küreselciler'in planladığı kıtlık algısı bir nevi bu alıştırma yapılıyor herhalde zaten her şey var alamıyoruz alım gücü sıfır.
Daha neler ne hayatlar var sizin de bildiklerinizi ben hiç açmayayım. Okula giderken harçlıksız sadece yol parasıyla giden üniversite öğrencileri, okula beslenme götüremeyen ilkokul öğrencileri, kirasını veremeyen, ekmek parası olmayan, parasızlıktan evinden dışarı çıkamayan, bebeğine süt alamayan, insanlar var. Gençler üniversiteler de nasıl yaşıyor, kiralar o kadar yüksek nasıl karşılıyorlar? Sonra ahlaksal çöküş diyoruz aç aç geçinemiyor insanlar o da ayrı bir dava...
Alkışlayalım mı? Hâlâ bu gidişatımızı, Mutluyuz mu diyelim? İflas eden şirketler, işyerleri, mağazalar, esnaf kan ağlıyor. Tamam belki dünyanın bir çok ülkesi bazı ekonomik sıkıntılar yaşıyorlar Pandemi Corona sürecinden dolayı fakat bu kadar mı? Bizim kadar mı? Kim gelirse gelsin tüm bu sıkıntıları sihirli değnek ile çözecek halleri de yok, çok zor fazlasıyla zor hayatlar yaşanıyor.
Tarım hayvancılık ülkesi olan vatanımız da bu son 15 yıldır bunlar bitirilmeye çalışılıyor adete düşünsenize yerli tohumlar yasaklanmıştı, çiftçi üretici desteği tamamen olumsuz bir boyut almış duruma geldi, üretici isteksiz bir halde, ne yapacağını bilmez bir haldeler. Sanki bilerek seneryo yazılmış biz de anlamsız bir şekilde boyun eğmişiz gibi öyle bir razı geliş ki çok üzücü.
Neyse deyince kavga çıkmazmış, demesek ne yapacağız Allah vicdan, merhamet versin. Bu kadar üzücü bir tablo çizmek istemezdim de iyimser olamıyorum her şey ortada.
Kendilerini avutanlar da bir an önce gerçeklere dönseler iyi olacak, " Dünya'ya dönün artık hangi gezegende, yaşıyorsunuz?Dünya'ya dönün Birlikten kuvvet doğar, sizler madem ki bu milleti bizleri düşünüyorsunuz siyasetçilerin muhalefet zamanı değil hepiniz bir araya gelin çözümler üretin, bu yüksek bürokrat maaşlarına bir son verilsin, Saltanat, etrafı bu kadar ihya edip, zenginleri daha zengin olarak türetmenin, anlamı yok, yeter çığlıkları her yerlerden gelmeye başladı. Allah Yar ve yardımcımız olsun.
Ankara'dan selâmlar,
