Yaşanılır, yaşanası bir dünya vardı. Artık bu dünyayı maalesef ki yaşayanlara zehir etmeye, dar etmeye başlayan insan topluluğu var.
Amaçları var ve o amaçlara doğru ilerliyorlar. Bu güzelim dünyayı deney tahtası gibi kullanmaktan çekinmiyorlar. Kendilerini üst akıl (şeytani akıl) olarak adlandıran tapınak şövalyeleri adlı kuruluşun, askerleri bunların tümünü oluşturuyor. Dünyayı yöneten 10 büyük aile ve maalesef yönetiyorlar..
Dünya kendi başına bırakılamayacak kadar değerli ve üzerinde oyunlar oynanacak kadar manupüle edilmeye müsaittir. Biz sıradan insanlar ise bu büyük oyunun içinde oyunculardan başka bir şey değiliz. Bu oyun kurucular senaryoyu hazırlar bizlerde bu oyunu oynar veya buna mecbur bırakılırız. Bu oyunun senaristleri ise doğrudan veya dolaylı olarak hayatlarımıza müdahalede bulunan bu 10 aileden ibaretlerdir. Toplu olarak bağlı bulundukları sistem İllüminati'dir yani: Spirütüel düşünce tekniklerini (zihin kontrolü) tekniklerini kullanarak, devletleri yıkmaya, dini yok etmeye, sosyal düzeni bozmaya yönelik belli amaçları güden bir topluluktur. Son derece gizli bir şekilde yıllardır karda yürüyüp izlerini belli etmeden yol almış şeytana tapan bir örgüttür. Tapınak Şövalyeleri’nin kullandıkları şeytani semboller onların sembollerindendir. Damalı yüzey veya damalı zemin, tek göz,üçgen, pramit, pentegram (yıldız şeklinde iki üçgen) kuru kafa sembolleridir. Dünyaca ünlü bir çok ünlü ve toplumca rağbet gören sanatçılarda bu topluluğa hizmet vermekte ve spirütüel yolla insanların özellikle genç nesilin beyinlerine müzik ve şarkılar yoluyla maalesef bir takım sinyaller göndermektedirler, asi, anne, baba, büyük saygısı olmayan, inançsız, ahlâki değerlere önem vermeyen ergenler, gençler çoğalıyor çok üzgün bir şekilde gözlemliyorum. Türkiye'de de bazı sanatçılar olduğundan bahsedilmektedir. (Modanna,Beyonce, Justin Biebır, Kange West, Celine Dion, Lady Gaga, Rihanna) bunların örnekleridirler.
Amaç; dünyada insan sayısını azaltmak için uğraş vermek LEGBT Eşcinselliği normalleştirerek, gençliğe, insanlığa bunun özgür bir seçim olduğu, normal bir durum olarak karşılanması gerektiği algısını yayarak bu amaca dolaylı olarak hizmet etmelerini sağlamış olmak yani üremeyi yok etmeye çalışma amacını gerçekleştirme yardımı diyelim.
Dünyayı değiştirmek amaçları olduğu için sistemleri de değiştirmeye çalışıyorlar. Yeni dünya düzeni, yeni bir din akımı, yeni para birimi, ulusal devletçilik yani onların oluşturduğu bir konsey tarafından tüm dünyanın ulusal devlet olarak onların kontrolünde yönetilmesi, insanların çiple kontrol altında tutulup istediklerini yaptırarak yönetilmesi, modern kölelik sistemi yani, kendileri hariç insanlar onların gözünde o kadar değersiz ki tıpkı şeytanın kibri gibi çünkü kendileri onun hizmetkârlarıdırlar.
Bu konulardan yola çıkmam gerekiyordu ki yazımın ikinci bölümünde bir dahaki haftaya dünya da başlayan savaş sorununa değineceğim inşallah çünkü tamamen bu konularla bağlantılı olayların cereyan ettiğine inanıyorum. Düşüncelerimizde: Devletleri yönetenlerin de bu güçler tarafından belirlenip yönetilmelerini göz önünde bulundurarak yola çıkarsak daha mantıksal sonuçlara varabiliriz yani dünya savaşı da çıkabilir, eli kulağında bekliyor zaten...
Bilimsel çalışmalar, uzay bilimleri, dünya para piyasası, büyük bankalar, savunma silahları, ilaç piyasaları, sağlık sektörü, film, medya, internet ağları, sosyal medya, eğlence sektörü, emlâk gayrimenkul sektörü, tarımsal araziler, siyaset yönetimi gibi zaten hayati olan bütün konularda söz hakkı olan ve bu sektörlere yatırım yapmış köklü aileler olduklarına göre ülkelerin kaderleri ile oynayabildiklerine göre ilk öncelikle bunların bilinmesi gerekiyor.
Peki ne yapılabilir dünya çaresiz mi? Tabiki hayır bizden tek korkuları budur ki ! Âlemlerin Rabbı yüce Allah var İslamiyet ve Kur'an-ı Kerim var. Dünyayı onlardan kurtaracak olan tek şey budur. Bu yüzden İslamiyet’i yok etmeye çalışıyorlar, Türklerin milliyetçi ruhunu, inancını ve Allah'ın bizleri koruduğu özel bir millet olduğumuzu hesaba katmıyorlar, üzerimizde, etrafımızı kuşatarak şeytani oyunlar gerçekleştirme senaryoları kurguluyorlar. Allah emellerine kavuşturmasın. Allah tüm dünyayı, masum çocukları, insanları, bu kötülüklerden korusun.
Hepimiz bilinçli olmalıyız, kendimizi eğitmeli, çevremizi gerektiğinde bu konularda bilgilendirmeye çalışmalıyız. Eğitimli insanlar kolay inanmazlar, zor ikna olurlar, ön yargılı davranmazlar, araştırmacı olurlar, körü körüne inanıp, koyun gibi güdülmezler. Bilgiyle donanırsak, bilgi ışığıyla yollarımızı aydınlatırız.
