"Hayatta bir oyuncular vardır, birde oyun kurucular." Mirza Tazegül 'ün bu sözü çok anlamlı geldi bana; son günlerde ülkemizde yaşananları felsefik olarak anlatıyor bu iki satır.
Siyasi tarihimiz de Vallahi Billahi böyle skandallar olmadı, bu kadar açık deliller karartılmadı mafya ile ilişkiler ulu orta deşifre edilmedi. Kıyamet meydanı gibi ortalık yanana dokunan da yanıyor. Sedat Peker mecburen bu oyunu kurmuş oldu. İzleyiciler var bir de oyundan kendi hayatına pay çıkaranlar var birçok kişi senaryoyu biliyor yine de heyecanla oyunun sonu farklı olabilir diye bekliyor. Sanki o meşhur bir kaç dizi var masa var senaryo çok benziyor.
Ben şahsi düşünce olarak bu genç siyaset adamlarına karşı artık özür dileyerek ve bazılarını tenzih ederek söylemek zorundayım; siyaset devlet yönetmek tecrübe deneyim ister hamdım piştim oldum sözü bu anlatmak istediğimi açık bir şekilde ortaya koyuyor. Genç insanlar, daha heyecanlı, daha hırslı, daha idealist, asabi fevri gözleri daha kara oluyorlar bu tabiki avantaj ve dezavantajları beraberinde getiriyor. Kurt dumanlı puslu havayı sever çünkü avlanmasını daha risksiz yapar kimse görmez bir plan doğrultusunda eyleme geçer yanlış riskli yerlerde avlanmaz ulu orta öyle! Her şeyin bir usulü raconu yolu yordamı vardır fazla hırs heyecan öfke bu usulü raconu bozdu her şey raydan yoldan çıktı.
Vatandaş oy veriyor; kendisini vekil tayin ettiği güvendiği bazı insanların bizzat kendileri veya çoluğu çocuğu bu pudra şekeri badem şekeri yat kat gemi işleriyle meşgul oluyor ve doğal olarak yeni bir süper zenginlik türü ortaya çıkmıştır yani artık siyasetin formatı değişti ve bu format ilerlemeyi yavaşlatıyor yeni format atma zamanı yaklaşıyor sanıyorum. Başkanlık sistemi bizim gibi sorunlu fazlasıyla düşman sahibi ülkeler için denetimsel konularda sıkıntı ve aksamalara yol açıyor. Meselâ İhale de Sedat Peker'e kalıyor. Camer vermişler güvenlik için, o zaman iyiydi de sonra ne değişti. Kendisinden yardım istenmiş o da verilen sorumlulukları söz namustur ilkesiyle yerine getirmiştir vatanı için kendince haklıdır. Anlattıkça açılıyor konu konuyu açıyor açıyor da ne oluyor iddia sahipleri çok da tutarlı anlaşılır açıklamalar yapmıyorlar. "İnsan düşmanının bile insan olduğunu unutmamalıdır." Suçlamalar, savunmalar, deliller, tehditler, soruşturmalar, her ne yapılıyorsa belli bir seviye çerçevesinde olmalıdır. Haksızlık karşısında susmak suça ortaklık yapmak demektir ve adaletsizliği doğurur.
Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan iki taraflı baskı yüzünden intihar etmek zorunda hissetmişti kendisini, mekânı Cennet olsun. Çekişme dost hatır meselesi arada kalınca baskı altında hissedince dayanamamış demek ki, diğer taraftan İstanbul Emniyet Müdürü bir yandan beni görevden alsınlar da göreyim demiş, atamalar, görevden almalar, aşırı yüksek bürokrat maaşları bir kaç yerden maaş alma durumları, Suriyeli ve diğer göçmenlerin devlete getirdiği dolayısıyla biz vatandaşlara da yüklenen hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği, ülkemizin sınırlarıyla ve her zaman gizli düşmanlarıyla sessiz gizli mücadelelesi, dış güçlerce desteklenen ve bitmek bilmeyen PKK terör örgütüyle mücadele ve birçok sıkıntılı durumlar var. Birde gayrimeşru işler, yolsuzluklar sayesinde kazanılan sayılamayacak kadar paralar: Bu adaletsiz durumlar da ekonomiyi olumsuz etkilemektedir doğal olarak olan vatandaşa oluyor maalesef...
Türkiye’m güzel vatanım, şanlı şerefli asil vatanım, inşallah tüm olumsuz gidişatlar doğru ve olumlu yöne çevrilir. Her şeyin en hayırlısını yüce Allaha havale ediyorum. Devletimi güçlü kıl, bizleri yönetenlere vicdan merhamet ver.
Ankara’dan Sevgi ve saygılarımla
