Biri Parlak Işıklar, Diğeri Karanlık Çukurlar.
Tam 10 yıldan bu yana Basın Haber Ajansının (BHA) Ankara Bölge Müdürü ve Baş yazarı olarak görev yapıyorum. Kısa bir süre önce Batman’a gelerek gezme fırsatı buldum ve halkı dinledim. Batman’ı deyim yerindeyse karış karış gezdim. 2 yönlü ve 2 farklı şehir gördüm.
Bazı şehirler ikiye bölünür. Ama Batman resmen ikiye yarılmış.
Bir taraf ışıl ışıl konser alanlarında eğlenirken, diğer taraf çocuklarını lağım kokusunun ortasında büyütmeye çalışıyor.
Bir yanda milyonluk daireler, diğer yanda musluktan akan paslı su...
Bu şehrin adı Batman ama yaşanan dramın adı adaletsizlik.
Batman'ın "Görünmeyen" Mahalleleri
Gültepe, Tılmerç, Gap...
Bu semtler artık başka bir ligde. Kaldırımlar bile parfümlü sanki.
Parklar modern, yollar pürüzsüz, sosyal etkinlikler ardı ardına...
Peki ya öteki Batman?
İluh, 19 Mayıs, Huzur, Çay, Petrolkent, Seyitler, Kısmet, Karşıyaka...
Bu mahallelerde hâlâ sokaklar bozuk, toz duman, çöpler yeterli derecede zamanında toplanmıyor, çocuklar hastalıkla boğuşuyor.
İluh Deresi hâlâ açıkta pislik akıtıyor. 2025 yılındayız ve insanlar hâlâ kanalizasyonun kıyısında yaşıyor!
Milyonluk Konserler mi, Sağlıklı Su mu?
Her gün "kültür sanat" adı altında milyonlarca lira harcanıyor.
Konserler, gösteriler, etkinlikler...
İyi de sormazlar mı?
Senin şehrinde hâlâ temiz içme suyuna ulaşamayan insanlar varken, bu kadar şatafatın hesabını kim verecek?
“Hayaller Paris, Gerçekler İluh Deresi”
Batmanlılar artık espri yapmıyor, acı gerçeği söylüyor:
"Hayaller Paris, Gerçekler İluh Deresi."
Yüzleri gülmüyor çünkü artık sabırları tükenmiş.
İnsanlar diyor ki:
“Birileri için Batman bir festival alanı… Bizim içinse unutulmuş bir enkaz.”
Eğitimde Bile Açlık Var
Okullar çift öğün olmuş. Ne güzel.
Ama öğle arası geldiğinde çocuklar ne yiyor?
Yemiyor.
Ailesi kantinden bir tost, köfte, döner ve yemek alacak durumda değil.
Devlet yemek vermiyor, belediye düşünmüyor.
Bu nasıl bir eğitim politikası?
"Karnı aç çocuk, nasıl öğrenir?" diye kimse sormuyor...
Yerel Basın Kör, Sağır ve Sessiz
Yerel basın ne yapıyor?
Hiçbir şey.
Görmüyor, duymuyor, yazmıyor.
Sadece süslü törenlerin, açılışların, festival görüntülerinin haberini yapıyorlar.
Çünkü gerçeği yazmak cesaret ister.
Batman Turgut Özal'dan İbaret Değil!
Batman sadece Turgut Özal Bulvarı, sadece Gültepe değildir.
Batman, İluh’tur, Yeşiltepe’dir, Seyitler’dir, Karşıyaka’dır, 19 Mayıs’tır.
Eğer gerçekten bu şehirde bir "hizmet" yapılıyorsa, eşit yapılmalıdır.
Yoksa bu hizmet değil, seçmene yatırım olur.
Bu Şehirde Sosyal Sınıflar Artık Mahallelerle Anılıyor
Artık Batman’da gelir düzeyini sormaya gerek yok.
Hangi mahallede yaşadığını sor yeter.
Adresin sana kim olduğunu söylüyor.
İşte bu, bir şehir için en tehlikeli kırılmadır.
Bu Şehirde İsyan Yok, Ama Sessiz Bir Öfke Var
Batman halkı belki sokakta bağırmıyor.
Ama sessiz bir öfke büyüyor.
Çünkü bu adaletsizlik artık saklanamıyor.
İnsanlar lüks konser istemiyor.
Temiz su, düzgün yol, güvenli okul, eşit hizmet istiyor.
Ve bu istek bir lütuf değil, temel haktır.
Bu Şehir Ya Herkesindir Ya Hiçbirimizin
Bu şehir ya herkes için Batman olacak…
Ya da lüks sitelerle çöplükler arasına duvarlar örülecek.
Ve o duvarlar, sadece semtleri değil, kalpleri de ayıracak.
Seçim sizin.
Ya sadece "görünen Batman" için alkış tutarsınız...
Ya da "görülmeyen Batman" için ses olursunuz.
