Bir ülkede çocuklar okul yolunda ölümü hissediyorsa, artık mesele sadece eğitim değil; o ülkenin geleceğidir.
Batman’da dört okulun ortasında yaşanan silahlı çatışma, hepimizin gözünün içine baka baka şu gerçeği haykırdı: "Türkiye'de artık okullar bile güvenli değil."
Evet, bunu yazmak da okumak da utanç verici. Ama görmezden gelmek daha utanç verici. Birileri hâlâ “dijital çağ, yapay zeka, eğitimde dönüşüm” masalları anlatıyor. Oysa gerçekte biz hâlâ çocuklarımızı silah seslerinden koruyamıyoruz. Bir okulun önünde silahlar patlıyor, çocuklar yere kapanıyor, öğretmenler panikle sınıfları kilitliyor. Burası Afganistan değil. Burası Batman. Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Uzay Çağı Deyip Taş Devri Güvenliği
Sıkça duyuyoruz: "Eğitim 5.0’a geçiyoruz", "E-öğrenme", "Kodlama sınıfları"... Güzel laflar. Ama Batman’daki çocuklar hala sokağın ortasında çatışma sesiyle ders çalışıyor. Yani biz tableti konuşurken, çocuk yere kapanıyor. Biz yapay zekayı anlatırken, o gözyaşını siliyor. Peki neyi inşa ediyoruz?
Teknoloji, eğitimde dönüşüm, büyük hedefler... Bunlar sadece vitrin. Gerçek ise şu: Bu ülkenin pek çok ilinde hala okulların çevresi güvenli değil. Kapısında güvenlik yok. İçinde yeterli öğretmen yok. Temizlik yok. Hijyen yok. Ama çatışma çok.
Korkuyla Okutulan Bir Nesil
Eğitim-Bir-Sen Batman Şube Başkanı Şehmuz Önlü’nün şu sözleri aslında her şeyi özetliyor: “Bugün öğrencilerimizin çaresizce titrediğini, öğretmenlerimizin korku dolu gözlerle çaresiz kaldığını, velilerimizin yürekleri ağzında okul kapılarına koştuğunu gördük.”
Bunu okuyan bir vicdan nasıl sessiz kalır?
Çocukları okula korkarak gönderen bir toplum, gelecekten nasıl umut bekleyebilir? Biz hangi yarını inşa edeceğiz? Eğitimi korkunun gölgesinde alan bir kuşak, hangi özgüvenle topluma katılacak?
Bir Güvenlik Kamerası Kadar Değerimiz Yok mu?
Bugün bir banka şubesinde güvenlik görevlisi, bir AVM’de X-Ray cihazı, bir özel okulda turnike var. Ama devlet okullarında ne var?
Hiçbir şey.
Devletin asli görevi; çocukların güvenliğini sağlamak, öğretmenlerin huzur içinde ders anlatmasını temin etmektir. Her okula güvenlik görevlisi atanması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Okul çevreleri, sokak değil; korunaklı alanlar olmalıdır. Çocuklar teneffüste top oynarken değil, silah sesinden korkarken büyüyorsa, biz büyük bir şey kaybettik demektir.
Bu Ülke Çocuklarını Korumuyorsa, Kimi Koruyor?
Güvenlik, sadece sınırda değil; sınıfta da sağlanmalıdır.
Bugün çocukları koruyamayan bir devlet, yarın hangi başarıyı kutlayacak?
Bunu sadece Batman için söylemiyorum. Van’da, Diyarbakır’da, Adana’da, İstanbul’un arka sokaklarında… Aynı tablo: Güvensiz okul, yetersiz öğretmen, unutulmuş çocuklar.
O yüzden bu mesele sadece bir şehirde yaşanan münferit bir olay değil. Bu, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren ulusal bir güvenlik sorunudur.
Sözüm Yetkililere: Artık samimi olun.
Çocuklar çatışmanın ortasında büyürken, sizden masalsı projeler duymak istemiyoruz. İlk önce hayatı koruyun. Canı koruyun. Okulu koruyun. Sonra eğitimi konuşuruz. Çünkü silahların gölgesinde eğitim olmaz. Olmuyor.
