ORTAYA KARIŞIK SÖYLEYİN
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" Türkiye tam da bu durumda. Gazeteciler ortada birbirlerine hafiften takmış durumdalar, vatandaş kendi aralarında tartışıyor hararetli konuşmalar, yorumlar yapıyorlar, her kafadan bir ses geliyor herkes Sedat Peker bombalarını tartışıyor. Mutlaka siyasetçiler de bu konuları konuşuyorlar fakat kendi aralarında kapalı kapılar arkasında, kamuoyu ile ele alınır bir paylaşım yok. Vatandaş şöyle böyle bilir işini sandıkta verir herkese cevabını.
Her şeyin ucu bir şekilde birbirine değiyor, böyle olunca kısa devre yapıyor kablolar. Bu sistemler yeni yeni astronomik zenginler türet di ne kadar çok zenginler türediyse o kadar da fakir fakirleşti orta gelirli kesim de artık neredeyse tükenmek üzere hayat bize zor, onlara tozpembe, yine de sorsanız en fakirden daha fazla şikâyet ederler öyle ki fakir fakirim demeye utanır. Ne olacak huzur yok kafalar da bin bir tilki dolaşıyor zor tabi işleri. Esnaf kirasını veremiyor, çalışanlarının primlerini ödeyemiyor, insanlar evlerinin kirasını, faturalarını ödeyemiyor, ekmeği bile kredi kartıyla alıyorlar ki kredi kartları varsa tabi. Bazı yabancı uyruklu insanlar boyna gayrimenkul alıyorlar. Bugün bir tanesine şahit oldum kapım çalındı; Irak asıllı bir insan oturduğum bina da bir üst katımda dairesi boşalmış 3.200₺ kira istiyor bir alt sokakta da bir dairesi varmış orada kiracısı 3.500₺ oturuyormuş. Arkadaş bunlar ne yapıyor bu mülkleri kim satıyor kimler adına alıyorlar, bu devede kulak, çok büyük araziler de satılıyor bizim kendi vatandaşlarımız göstermelik olarak vekâleten alıyorlar kimsede tık yok kardeşim ne oluyor bu ülkede diyen yok. Allah korusun, bu çok önemli bir konu gerçekten. Daha neler var neler... Mesela İzmir HDP ye yapılan provokasyon içerikli bir saldırıdır diye düşünüyorum ve ileri tarihlerde daha farklı çok büyük karışıklıklar, büyük bir patlama, gibi bir şeyler de bekliyorum bu benim şahsi fikrimdir. Ortalık karışsın gündem değişsin. Hangi birine yetişecekler canım şimdi zaten ortalığın tozunu dumanını yok etmeye çalışıyorlar hava kirliliğine daha fazla yol vermesin diye....
Paramount Hotel Bodrum, daha önemlisi İstanbul Bebek Korudaki bu büyük arazi 1 Milyar Dolar ve yine aynı aktörler başrolde ve bu otele ve Bebek de ki bu çok kıymetli araziye çökme konusu. SEDAT PEKER bu konudan bahsetmedi oysa çok büyük bir vurgun söz konusu. Bu Paramount Hotel'in arazisi Devletin ve devletten kiralanıyor ilk kiralayan Atilla Uras 50 yıllığına kiralamış bir ömürden fazla neredeyse! Oraya GOLDEN SABOY Adlı bir otel inşa ediyor yani bugünkü PARAMOUNT HOTEL. Arap zenginlerine, ultra zengin Oligartlara yönelik inşa edilmiş saray bölümleri, özel villaları olan bir otel burası. 20.000€, 50.000€, 60.000$ dan bir günlük ücretlerden bahsediyoruz yani şaka falan değil.Aslında görgüsüzlük bence yani görgüsüz zenginler için demek daha doğru olur. Atilla Uras Sovyetler Birliğine kimyasal madde satarak zengin olmuş bir iş adamıdır. Rixos Otellerini de o inşa etmiştir ve sonra çok beğendikleri için Tayyip Erdoğan'lar satın almıştır. Atilla Uras artık hobi olarak ultra lux oteller inşa edip satmaktadır veya kiraya vermektedir. Dubai şeyhinin oğlu Paramount oteli çok beğeniyor ve işletmeci olarak kiralıyor bir müddet sonra kalp krizi geçirip ölüyor. Otele bir alt kiracı buluyorlar Özbek Botır Rakhimow geliyor bu Özbek iş adamı Rusya ile işler yapmış bazı ülkelerle sorunlar yaşamış sınır dışı edilmiş, İspanya’dan kırmızı bültenle sınır dışı edilmiş ve Türkiye'ye yüklü bir parayla geliyor bizim iş adamları yatırım yapması için etrafında oluyorlar tabi. Cihan Ekşioğlu devreye giriyor Botır Rakhimov'un vatandaşlık oturum işlerini falan hallediyor o da iş adamlarının bazı işlerini çözüyor. Otele yeni bir imajla ve konseptle yeniden açılış yapılıyor, ünlü Hollywood yıldızları ve dünyaca ünlü bazı kişilerle ile bir açılış yapılıyor. Zamanla Botır Rakhimov "Dağlı gelir, bağlıyı kovarmış." Deyimi misali artık Otelin sahibi Atilla Uras'dan rahatsız olmaya başlayınca; huzursuzluklar oluşmaya başlıyor. Çökme hadisesi temelleri de artık atılmaya başlıyor.
Kiralar ödenmiyor, dekorasyonla ilgili sorunlar çıkartılıyor v.b. Atilla Uras yaşlanmaya başlayınca sağlıkla ilgili sorunları da çıkmaya başlayınca oteli size satayım diyor onlara 2017 yılında pazarlık yapıp 80. Milyon$ gibi bir paraya anlaşıyorlar. İlk ödeme 46. Milyon$
2018 yılında ödenmek üzere Botır Rakhimov ilk çeki imzalıyor. Aslında Botır Rakhimow denilen kişiyi Atilla Uras'a Turan Avcı getiriyor yani Atilla Uras daha önceden Rakhimov'u tanımıyormuş. Turan Avcı Rus zengin oligart'ların işlerini yapan bir iş insanıdır. Ekşioğlu, Avcı ve Rakhimow bu oteli almak kararını alınca Atilla Uras işini sağlama almak için eğer ilk çeki ödemez geciktir'irseniz 10 Milyon $ cezası var diye bir şerh koşuyor kendini sağlama almak istiyor. Çekte de Andry isimli bir Rus iş insanının da imzası var. Atilla Uras Paramount otelin içindeki villalardan birinde oturuyor ve çek ödeme günü yaklaşırken Atilla URAS'ın sağlığı ciddi anlamda bozulmaya başlıyor, solunum cihazı kullanıyor nefes alamıyor kızı Yasemin Uras'ın bazı iddiaları var Atilla Uras'ın boğazı delinerek takılan nefes borusunun kendiliğinden çıkamayacağını, çıkarılmış olduğunu, uyuşturucu da verilmiş olabileceğini iddia ediyor. Asıl manidar olan bu ölüm olayının çek ödeme tarihinden bir gün önce olmasıdır. Tabi çek de ödenmemiş tır çünkü alacak mirasa intikal ettiği için durum mahkemeliktir. Bir yere çökmek için taktik bunun gibi ortaya bir karışık söyleyip kanunen bir karışık durum meydana getirmek bir tablo oluşturmaktır. İşte bu çökme durumlarında hukuk da siyasi güç de bunların arkasında olduğu için kişiler uğraşmaktan yılıyorlar, zor durumda kalıyorlar, örneğin: 100 milyon $' lık bir şeyi 15Milyon $ kapatabiliyorlar işte bunun adı çökme oluyor. Yasemin Uras bunun böyle olmasına izin vermeyeceğini söyledi ve kanuni haklarını arayacağını beyan etti.
Cihan Ekşioğlu'nun arası Binali Yıldırım, Süleyman Soylu gibi Devlet koluyla gayet iyidir.
Sezgin Baran Korkmaz burada devreye giriyor. Malum yurt dışı paralarını legalleştirmek de onun işidir. Botır Rakhimow'a 30milyon $ verecek o ortaklıktan ayrılacak yerine Sezgin Baran Korkmaz girecek o parayı yurt dışından getirip aklamış olacak Botır Rakhimov'un parası ödenmiş olacak. Yasemin Uras olayın üstüne fazla gidince bunlar sanırım yeni bir formül buldular. Kanunen bu iddiaların ispatlanması için otele belli bir fiyat biçilmesi gerekiyor ve o fiyatın belli bir yüzdesinin harç olarak yatırılması gerekiyor. Sezgin Baran Korkmaz otelin fiyatı 120 Milyon $ diyor dolayısıyla yüzdelik harç fiyatı çok yüksek bir rakam oluyor. Amaç mirasçıları zor duruma düşürüp çok az bir miktarla olayı çözmek. Asıl bomba şu: Atilla Uras'ın vefat ettiği gün villada ki çelik kasa kırılıyor içindeki otelin hisseleri alınıyor Polonya'ya götürülüyor, orada kurdukları şirketin üzerine geçiriliyor. Yasemin Uras ile birlikte 4 mirasçı var fakat Yasemin Uras kendi üzerine %25lik harcı yatırıyor ve kanuni işlemin sürecini kendi adına başlatıyor, olayları çözmeye başlıyor, bakıyor ki hisseler devir olmuş fakat karşılığında hiç para alınmamış ortada hiç bir ödeme yapılmadığı görülüyor. Otel gitmiş, hisseler gitmiş elde hiç para yok, onlar oteli işletmeye devam ediyorlar. Yasemin Uras bakıyor Bebek Koru' da ki arazi de elden gitmiş, babasına hiç ödeme yapılmamış, bir şekilde imzalar attırılmış. Masanın başındaki kişi Cihan Ekşioğlu ve ucundan köşesinden Marina Bodrum ve Kıbrıs davasıyla ilgili kişilerle bağlantılar Cihan Ekşioğlu'nun paraları aklayan kişi olduğu söyleniyor.
Vay arkadaş inanın yazmaktan yoruldum. Devam eder miyim bu hikâyeye bilemiyorum.
Şimdilik bana müsaade; ortaya bir karışık söyledim, her şeyden bir parça kimin payına ne düşerse. Ankara'dan selâmlar,
