30 MART DÜNYA BİPOLAR GÜNÜ: ADALET, ETİK VE İNSAN ONURU ÜZERİNE
Av. Serra TAŞKÖPRÜ

30 MART DÜNYA BİPOLAR GÜNÜ: ADALET, ETİK VE İNSAN ONURU ÜZERİNE

Bu içerik 216 kez okundu.

Bir avukat olarak bipolar bozukluğa baktığımda, yalnızca bir tanı görmem; çoğu zaman susturulmuş, yanlış anlaşılmış ve sistemin içinde sıkışmış insan hikâyeleri görürüm. Bipolar bireyler bir dosya numarası, bir teşhis etiketi değildir. Onlar hak sahibi, irade sahibi, onur sahibi insanlardır. Ancak gerçek şu ki; bu haklar ya bilinmez ya da bilindiği hâlde görmezden gelinir.

HASTA HAKLARI: TANININ GÖLGESİNDE KAYBOLAN İRADE

Bipolar tanısı almış bir bireyin ilk ve vazgeçilmez hakkı, insan onuruna uygun muamele görmektir. Oysa uygulamada, bu bireyler çoğu zaman damgalanır, iradeleri sorgulanır ve karar süreçlerinden dışlanır. Hukuk ise açık bir şekilde şunu söyler: Hiçbir hastalık, bir insanı özne olmaktan çıkarmaz. Tedavi sürecinde rıza esastır. Bilgilendirme bir lütuf değil, yükümlülüktür. Ve özgür irade, hastalık gerekçesiyle askıya alınamaz.

HEKİM HAKLARI: SORUMLULUĞUN AĞIRLIĞI ALTINDA

Bu meselenin diğer tarafında hekimler vardır. Psikiyatristler, çoğu zaman görünmeyen bir yük taşırlar. Bir yanda hastanın iyiliği, diğer yanda hukuki ve etik sorumluluklar. Sınırlı imkânlarla, yoğun baskı altında karar verirler. Bir hata yaptıklarında ise yalnızca mesleki değil, hukuki olarak da ağır sonuçlarla karşılaşırlar. Bu nedenle hekimlerin de korunması gereken hakları vardır: Mesleki bağımsızlık, güvenli çalışma ortamı ve karar verirken peşinen suçlu ilan edilmemek.

ÇATIŞMA DEĞİL DENGE: HUKUKUN GERÇEK ROLÜ

Hasta ve hekim arasında bir taraf seçmek kolaydır; ancak doğru değildir. Çünkü bu mesele bir çatışma değil, bir denge meselesidir. Sağlıklı bir sistem, ne hastayı yalnız bırakır ne de hekimi yalnızlaştırır. Hukukun görevi taraf olmak değil; adil bir zemin kurmaktır. Bu zemin ise şeffaflıkla, etikle ve karşılıklı sorumluluk bilinciyle inşa edilir.

EN BÜYÜK RİSK: İLETİŞİMSİZLİK

Bipolar bozukluk, doğası gereği dalgalıdır. Ancak asıl yıkıcı olan, hastalığın kendisinden çok iletişimin kopmasıdır. Hastanın sesinin duyulmaması kadar, hekimin yükünün anlaşılmaması da sistemi kırılgan hale getirir. Oysa iyileşme yalnızca ilaçla değil; güvenle, anlayışla ve hak temelli bir yaklaşımla mümkündür.

SON SÖZ: ADALET NEREDE BAŞLAR?

30 Mart Dünya Bipolar Günü vesilesiyle açıkça ifade ediyorum: Bu mesele yalnızca tıbbi ya da yalnızca hukuki değildir. Bu mesele, insan olmanın ve insan kalabilmenin meselesidir. Hasta da hekim de aynı zeminde buluşmak zorundadır: İnsanlık zemininde.

Çünkü adalet, sadece mahkeme salonlarında kurulmaz. Adalet; bir hastanın dinlendiği anda, bir hekimin etik davrandığı noktada ve iki tarafın da birbirini “insan” olarak gördüğü yerde başlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Antrenör ve Sporcular Kota Sorunundan Şikâyetçi
Antrenör ve Sporcular Kota Sorunundan Şikâyetçi
“PETROL KENTİ BATMAN’IN YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”
“PETROL KENTİ BATMAN’IN YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN”