Bir Veda Gecesi ve Bir Babaya Son Yolculuk: Ferit Kaya’nın Ardından
Mehmet Sait KAYA

Bir Veda Gecesi ve Bir Babaya Son Yolculuk: Ferit Kaya’nın Ardından

Bu içerik 81 kez okundu.

25 Eylül 2025, Kaya ailesi için zamanın ikiye bölündüğü tarihti. O gece, evin içine görünmeyen bir ağırlık çökmüştü; kimsenin adını koyamadığı, ama herkesin hissettiği bir sessizlik… Sanki Azrail, çoktan kapıdan içeri girmişti. Liste defteri hazırlanmış, kader yazılmıştı. Ve o listede Ferit Kaya’nın adı vardı.

Oysa gece, her şey olağandı. Ferit Kaya çocuklarıyla birlikteydi; gülüyor, şakalaşıyor, Kürtçe ana diliyle sevgisini dile getiriyordu.
Bâvâ, Hakkê Xwedê ji me re helal dikî…” diyerek helalleşir gibi konuşmuş, iyi dilekler etmişti. Bütün çocuklarını çok severdi. O gece edilen son sözlerin, son sarılışın bir veda olduğunu kim bilebilirdi?

Oğlunun anlattığına göre, Azrail sanki şöyle düşünmüştü:
“Bu adamın canını sabah alacağım. Eşi ve çocukları bu feryadı nasıl taşır?”
Ve acıyı gizleyerek, sabahı beklemişti.

Sabahın Sessizliği ve İlk Ağıt

Sabaha doğru kahvaltı yapıldı. Ferit Kaya da masadaydı. Pekmez ve yoğurt yedi. Kim bilir, ömründen kaç saat kalmıştı? Oğlu odasına geçti. Kısa bir süre sonra, evin içini delen bir ağıt sesi duyuldu.

Saatler yaklaşık 09.30’u gösteriyordu. Evde Habibe Hanım teyze ve Rıdvan vardı. Ferit Kaya su istemişti. Ardından, halının üzerine yavaşça düşüverdi. Ambulans zaten aşağıdaydı. Rıdvan yardım istemiş, mahalleden gençler koşarak yetişmişti.

O an yükselen çığlık sesiyle kapı açıldı. Ambulans evin önüne kadar gelmişti. Ferit Kaya kalp krizi geçiriyordu. Evlat için o an, çaresizliğin ve korkunun en ağır haliydi. Gözyaşları durmuyordu.

Habibe ve Rıdvan, ağlayarak ambulansla hastaneye gitti. Evde kalanlara “siz eve dönün” denildi. Saatin ilerlediğinden, durumun giderek ağırlaştığından kimsenin tam haberi yoktu.

Bir Annenin Sözü, Bir Evladın Dünyası

Saat 12.00 civarında, bilinç kaybının ardından Ferit Kaya’nın vefat ettiği bildirildi. Ölüm raporu ve resmi işlemlerle abisi Kenan ilgilendi. Ardından defin süreci başlatıldı.

Evde herkes perişandı:
Anne Makbulle, abla Suzan, kardeşler Rıdvan, İsmail, Kenan, Habibe ve diğer aile fertleri…
Annenin “Baban rahmet etti” dediği an, bir evladın dünyası durdu.

Bavê, bavê, çima çû…
Bu çığlık, sadece bir ses değil; bir ömrün yıkılışıydı. Sakinleşmek mümkün değildi.

Gurbette olan Yusuf, Aysun ve Mizgin de yoldaydı. Herkes için zor, ağır ve unutulmaz bir dönem başlamıştı.

Son Yolculuk: Asrî Mezarlığı

Defin günü geldi. Ferit Kaya, Asrî Mezarlığı Gasilhanesinde son kez yıkandı, kefenlendi. Tabuta konuluşu, ailesi için tarif edilemez anlara sahne oldu.

Cenazeyi oğlu ve İsmail ağabeyi omuzladı. Tabut mezara indirilmeden önce, evladın babasına son sözleri, bir ağıtla dile geldi:“Ax bavo, tu me mezin kirî.
Tu hevce kesî nekirî.
Tu firq û meyî nehiştî nava me…”

Yaklaşık bir saat sonra, toprak kapandı. Son kürekler atıldı. Son gözyaşları döküldü.

Taziye ve Sessiz Bekleyiş

Defnin ardından aile, Hilal Mahallesi Hacı Salih Mutlu Taziye Evine geçti. Taziye boyunca dostlar, akrabalar ve mahalle halkı aileyi yalnız bırakmadı.

Ferit Kaya’nın ardından geriye;
bir babanın sevgisi,
bir evladın bitmeyen özlemi
ve susmayan bir hatıra kaldı.

Bu yazı bir ölüm ilanı değil;
bir babaya tutulan yasın, kelimelere dökülmüş halidir.

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol