Bir Xiyan Çınarının Ardından
Mehmet Sait KAYA

Bir Xiyan Çınarının Ardından

Bu içerik 302 kez okundu.

Bir Xiyan Çınarının Ardından

Sôfî Sêid’ê Xiyî (Mehmet Sait Kaya)

Mehmet Sait Kaya’nın torunu kaleminden…

Bazı insanlar vardır; sadece bir isimle anılmazlar. Onlar bir coğrafyanın hafızası, bir aşiretin vicdanı ve bir ailenin sarsılmaz direğidir. İşte Diyarbakır Kulp’un Mehmetkan Köyü’nde 1928’de doğan ve 2001’de aramızdan ayrılan Mehmet Sait Kaya, tam olarak böyle biriydi. Xiyan Aşireti içinde “Sôfî Sêid” olarak anılan bu vakur kişi, yaşamı boyunca hem ailesine hem de köyüne örnek bir duruş sergiledi; varlığı bir güven, sözleri bir öğüt, gülüşü bir huzur kaynağıydı.

Mehmetkan’da Başlayan Bir Ömür

1 Aralık 1928’de, Ömer ve Halime çiftinin ikinci evladı olarak dünyaya gelen Mehmet Sait Kaya, doğduğu toprakların ruhunu içine çekti. Toprağın kokusuyla büyüdü, köyün hikâyelerini dinleyerek olgunlaştı. Genç yaşta Gülsüm Hanım ile kurduğu yuva, sevgi ve sadakat üzerine inşa edildi; hayatları birbirini tamamlayan iki kalp gibi birbirine kenetlendi. Mehmet Sait Kaya, ailesi için bir dayanak, çocukları ve torunları için bir rehber, ailesinin sevgisiyle köyünün güven kaynağı oldu.

Ancak onun öyküsü sadece aileyle sınırlı değildi. Xiyan Aşireti’nin “Sôfî Sêid”i olarak, hem akrabaları hem de komşuları onun adını saygıyla ve sevgiyle anardı. Dürüstlüğü, sükuneti ve bilgece sözleriyle insanlar ona danışır, kararlarını onun rehberliğinde verirdi. O, bir köyün hafızası, bir aşiretin vicdanı, bir ailenin sarsılmaz direği olmuştu.

Bir Tarih, Bir Mucize

Onu tanıyanlar bilir: Sôfî Sêid demek, güven demek; huzur demek, sözün ağırlığı ve duruşun kudreti demekti. Mehmetkan Köyü’nün tozlu yollarında bıraktığı izler hâlâ anlatılır, çocuklar onun hikâyelerini dinlerken büyülenir. Bir insanın ardında böylesine temiz bir iz bırakması, yıllar sonra bile hatırlanması, her faniye nasip olmayan bir mirastır.

O, yaşarken bir çınar gibiydi: Gölgesinde huzur bulunur, sözünü dinleyenler kendini güvende hissederdi. O çınarın dalları, ailesini, aşiretini ve köyünü kuşatır, her yaprağı bir öğüt, her gölgesi bir güven kaynağı olurdu.

Vefa Borcu ve Dua

28 Mart 2001’de aramızdan ayrılan Mehmet Sait Kaya, ardında silinmez bir isim ve temiz bir geçmiş bıraktı. İkiz Tepe Girberejk Köyü, 74 numaralı mezarlıkta toprağa verilmiş olmasına rağmen, hatırası hâlâ bizimle, kalbimizde ve köyümüzün sokaklarında yaşamaya devam ediyor.

Xiyan Kültür ve Dayanışma Platformu olarak, Sôfî Sêid’in aziz hatırasını yaşatmak bizim için bir onur. Onun ruhu için Fatiha okumak, onun hatırasını yad etmek ve sözlerini kuşaktan kuşağa aktarmak bir vefa borcudur. Mehmetkan’da yaşayan her insan, onun izini takip ederek hayatına yön verir; her öğüt, her hikâye, Sôfî Sêid’in yaşam ışığını taşır.

Gök Kubbe Altında Baki Kalan Hoş Bir Sada

Bugün onun hatırasını anarken, bir çınarın gölgesinde hissettiğimiz huzuru, bir sözünün ardında bıraktığı güveni ve yaşarken gösterdiği bilgelik ışığını hatırlıyoruz. Mehmet Sait Kaya, gök kubbede baki kalan hoş bir sadaymış gibi; adı ve hatırası, bize ve geleceğe miras kaldı.

Mekânın cennet, makamın ali olsun Sôfî Sêid. Mehmetkan seni, bizler de seni asla unutmayacağız. Hatıran kalbimizde, sözlerin dilimizde ve köyümüzün yollarında yaşamaya devam edecek.

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Okul Güvenliği Devlet Politikası Haline Geldi
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol
Esnaf Odası’ndan Önemli Protokol