TEŞEKKÜRLER ARTUKBEY… TEŞEKKÜRLER MARDİN LİFE …
Tarih kokan Mardin’in tarihe şahitlik etmiş binlerce öyküsü vardır. Ama tarihimizin en acı dolu günlerini son depremle birlikte yaşıyoruz. Mesele sadece oluşan deprem ve yıkımlar değildir. Asıl önemli olan bundan sonraki süreçtir.
Milyonlarca insanın yaşadığı 10 şehir, ilçeleri ve köylerinde büyük bir afet gelmek üzere. Enkaz kaldırma sürecinde perişan olmuş kentlerde halen daha ne yazık ki enkaz altında ölenlerimiz var. Şehirlerdeki koku, alt yapıların çökmesi sonucu kanalizasyon sorunları, soğuk hava şartlarının getirdiği zorluklar, halen çadır bulamayan binlerce insan, gidecek yerleri olmayan binlerce çoluk çocuk yaşlı. Gıda ihtiyacı, barınma ihtiyacı ve daha bir çok temel yaşam ihtiyacı var. Asıl zorluk şimdiden sonra başlıyor. Asıl dayanışmaya şimdi daha çok ihtiyaç olacak. Geride kalanların acılarının yanına birde zorlu yaşam mücadeleleri eklenecek. Tüm bunlar kapıda bizi beklerken, halen daha olayın farkında olmayan maalesef bir sürü insan var. Olayı maç seyreder gibi seyredip, klavye delikanlılığı yapanlar var. Başına gelmedikçe olayın vehametini anlamayacak insanlar var.
Dostlar alış veriş ederken görsün misali güya yardım ediyor gibi görünenler var
Paraları, şatafatları, imkanları ile böbürlenen ama konaklarını, konutlarını, otellerini halen daha depremzedelere açmayan insanlarımız var. Burnunun dibindeki faciayı unutup, derdi Suriye olan iş adamlarımız var. Hayatta bir baltaya sap olmamış ama hayata anlam katanlara sosyal medyadan saşdıran kansızlar var.Binlerce yatak kapasitesi olmasına rağmen, sadece 600 kişiye barınma açan otellerimiz var. Günde binlerce liralık fahiş fiyatlarla geçindikleri günleri unutup hemde.
Evleri boşta olup, gözünü kulağını sokakta kalmışlara tıkayan insanlarımız var.
Toplantı üstüne toplantı yapıp, sağa sola sosyal medyadan boy gösteren ama eylemde basit ve pasif kalan sivil toplum kuruluşlarımız var. Daha aktif ve hızlı olması gereken Ticaret odalarımız, Esnaf odalarımız, Organize sanayimiz, orsalarımız var. Ne iş yaptıklarını bilmediğimiz ve umarım zemin etüd çalışmalarını adam gibi yapmaya başlamalarını umut ettiğim, ruhsat verirken adam gibi davranıp bir gün o verdikleri ruhsatların altında enkazda kendilerinin ve sevdiklerinin canına kastetmemelerini umduklarım belediyelerimiz var. Kibrin, şatafatın, egonun, firavunluğun, adaletsizliğin, kansızlığın esiri olmuş ve ilahları şeytan olmuş kişilerin elbette sonları hazin olacaktır. Bu deprem umarım ders olur.
Mardin toplamda 1600 depremzedeye kucak açtı… Bu kadar mısın MARDİN … ?
Mardin’in orta direk sınıfı, küçük esnafı, fakir insanı şereflerin en büyüğünü gösterdi. Canlarını mallarını feda etmeye hazır bir şekilde duruş gösterdiler. Hele Mardin’in o aslan gibi gençleri. Sizlerle gurur duyuyorum. Umarım bu tavırlarınız imkanı olupta sizin kadar yürek ve insanlık taşımayanlara örnek olur. Gelelim Artukbey kahve’ye ve Mardin Life haber ajansına neden teşekkür ettiğime. Artukbey Kahve 82 şubesiyle birlikte depremin ilk gününden beri sahaya indiler. 10 deprem bölgesinin tamamında depremzedelere, oraya yük taşıyan tırcılara, kurtarma ekiplerine sıcacık kahve ve diğer ikramlarıyla destek oldular ve olmaya devam etmekteler. Sizler starbucks seviciliği yaparken, onlar ceplerinden ve yüreklerinden ortaya koydular şereflerini ve insanlıklarını. Hem de reklam yapıyorsunuz saldırılarına rağmen, hem de kıskanılarak baltalanma çabalarına rağmen. Rabbim sizden razı olsun Artukbey Kahve. Samimiyet, içtenlik ve emek dolu insanlığınız için.
Mardin life gelince. Kadir Üründü’yü 30 yıldan beri yakın tanırım ama onu hiç bu kadar sert yazarken görmedim. Depremzedelere, ülkeme, insanıma kalkan olan her satırı için o güzel yüreğinden öperim. Gazeteciliğin şanını ve kutsallığını bir kez daha ortaya koyarak bize bir şeyi daha yeniden gösterdi. GAZETECİ HAYAT KURTARIR.
Nezir Güneş kardeşimin ise sahada gösterdiği azim, çaba ve durmaksızın destek çabasına ise şapka çıkarıp saygıyla eğiliyorum. İşte Mardin ve Mardin’lilik budur. İşte insanlık budur.
Tamam mı zenginler
Tamam mı imkan sahipleri…
Tamam mı makamının hakkını veremeyenler…
Paranız, imkanlarınız ve makamlarınız ile kazanamayacağınız insanlığı yüreği iman dolu , insanlık dolu halktan öğrenin…
Elbet rabbin huzuruna çıkacaksınız ve biz de suratınıza orada da tüküreceğiz. Burada olduğu gibi…
Klavye kahramanlarına gelince… Şimdi değil, bari şimdi rahat durun. İnsanlar enkaz altında iken sağa sola saşça olmayın. İnsanların iyilik damarlarını tıkamayın. Nifak sokmayın, fitne atmayın, hatta hiç bir şey yapmayın. Sadece nefes alın ve susun. İnsanların yardıma ihtiyacı var, sizin cahilce hainliğinize değil….
