Övdüğümüz de, Sövdüğümüz de Biziz...
Aylin BENDİS

Övdüğümüz de, Sövdüğümüz de Biziz...

Bu içerik 1262 kez okundu.

Yüzyıllardır üzerine methiyeler düzülen, hem övülen hem sövülen ve adına ‘hayat’ denilen şey… Yaşadığımız süre içerisinde üzerine yazacak/çizecek pek çok şey deneyimleriz. Ve bu deneyimlerin kilit noktası yaptığımız tercihler, seçimlerdir.

O, ‘’başlangıç’’ ve ‘’bitiş’’ arasındaki ‘’yol’un nereye gideceğini bilir fakat oraya nasıl gideceğimizi kestiremeyiz. Varılacak son durak belli de, oraya nasıl gideceğiz? Yolumuz kimlerle, nerede, nasıl kesişecek; şartlar ve koşullar ile beraber o karşılaşmalar, tesadüfler, bize neler yaşatacak bilemeyiz. Bilmediğimiz gibi müdahale de edemeyiz. Müdahale edebileceğimiz kısım ise ancak o tesadüfleri bulduktan ya da yitirdikten sonra başlıyor. Tercihlerimiz, seçimlerimiz o noktada devreye giriyor. Ve her seçim arkamızda bitişler, yarım kalmışlıklar, vazgeçilmişlikler, ertelenmişlikler bıraktırıyor. Kaçınılmaz olan yeni başlangıçlara, deneyimlere doğru iteliyor.

Öte yandan, "Mutlu insanın hikâyesi olmaz" demiş Umberto Eco. Aslında olur da, hikâyenin alıcısı olmaz. Filmi yapılsa beklentinin çok altında kalır, kitabı yazılsa yeri tozlu raflardan öteye gitmez. Oysa insanın hayattan beklentisi, acılardan uzaklaşıp mutluluğa koşmaktır.

Fakat acıyı tatmadan, mutluluğa erişmenin tadını alamayız.

 Mario Puzo ise şöyle diyor, "Her insanın hayatında verdiği bir kararın, alın yazısını belirlediği bir zaman vardır. İşte bu dönüm noktalarında bilmeden sonraki tüm olayları etkileyen bir seçim yapılır.’’

Özetle, aslında övdüğümüz de, sövdüğümüz de biziz, kendimiziz. İçinde yaşadığımız ‘’hayat’’ ile içimizde yaşattığımız ‘‘hayat’’ ı,  sırası geldiğinde doğru seçimler yaparak yaşamak, hayatı yani 'kendimizi' övmek dileğiyle…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Murat Çuhadar’dan Özgür Özel’e Sert İstifa Çağrısı
Murat Çuhadar’dan Özgür Özel’e Sert İstifa Çağrısı
Aydın Ailesinin Acı Günü
Aydın Ailesinin Acı Günü