Bir şehir düşünün…
Adıyla Batman, enerjisiyle Türkiye'yi yıllarca ayakta tutmuş, petrolüyle zenginliği çağrıştıran… Ama bugün, sokaklarında işsizliğin, yoksulluğun, adaletsizliğin kol gezdiği bir kent.
Evet, burası Batman.
Ve evet, bu şehir hiç bu kadar sahipsiz olmamıştı.
HAYALLER PARIS, GERÇEKLER İLUH DERESI
Şehrin dört bir yanında billboardlarda büyük sözler yazıyor: "Gelişen Batman", "Modern Kent", "Yükselen Değer". Ama gerçek hayatta, bir yağmur yağdığında hâlâ İluh Deresi taşıyor, mahalleler sular altında kalıyor. Asfalt dökülmemiş sokaklarda çocuklar lastik ayakkabıyla okula gidiyor, çöplerin kenarında büyüyen bir nesil sessizce izliyor: "Hayaller Paris, gerçekler İluh Deresi."
Kent merkezinde cafelerle dolu modern binaların gölgesinde, 500 metre ötede elektriği kesik evler var. Batman ikiye bölünmüş durumda: Kimi lord, kimi ekmeğe muhtaç. Bir yanda rantla büyüyen imparatorluklar, diğer yanda kira parasını denkleştiremeyen emekçiler. Aynı şehirde, aynı sokakta, farklı dünyalar…
BÜYÜKŞEHIR UMUDU, KÜÇÜK HESAPLARA KURBAN
Batman yıllardır büyükşehir olmanın hayalini kuruyor. Nüfus, kriterleri zorluyor; ama hizmet, beklentilerin yanına bile yaklaşamıyor. Belediyecilik dersen eksik, sosyal hizmet desen yetersiz, kültür ve gençlik yatırımı neredeyse yok.
SAHI, BU ŞEHIR NEDEN BÜYÜKŞEHIR OLAMıYOR?
Çünkü mesele sadece rakam değil, sahip çıkmak. Bu şehre inanan, bu şehri dert edinen, her kesimi kapsayan bir irade eksik. Siyasetçilerin seçim zamanı hatırladığı bir “oy deposu”ndan öteye gitmiyor Batman. Çünkü buranın çocukları, petrolün şehri değil; politikaların yetimidir.
YOLLAR VAR AMA GIDECEK UMUT YOK
Bir şehirde yollar yapılıyor, ama o yollar gençleri işsizliğe götürüyorsa neye yarar?
Batman’da işsizlik, özellikle gençlerde, ülke ortalamasının çok üstünde. Her yıl binlerce üniversite mezunu ne iş bulabiliyor ne de şehirde kalmak istiyor. Göç devam ediyor. Çünkü gençlerin gözü umutla değil, çıkış kapısıyla bakıyor bu kente. Organize sanayi bölgesi genişliyor deniliyor ama o genişlemeyi halkın hayatına yansıyan somut refah yok. Büyük projeler konuşuluyor, ama küçük sorunlar bile çözülmüyor. İstihdam mı? Liyakatsizlik duvarına çarpıyor. Çünkü iş, ehline değil; tanıdığa veriliyor.
BU ŞEHIR NIYE BU KADAR SAHIPSIZ?
Sorunun cevabı basit ama acı: Çünkü Batman, yıllardır sadece oy veren, ama temsil edilmeyen bir şehir oldu. Ankara’da masaya yumruk vuracak, Batman’ı gündeme taşıyacak, bu şehri seven değil, sadece kullanan siyasetçilerle dolu oldu çevresi. Bu şehir yıllarca petrolüyle Türkiye ekonomisine katkı sağladı. Ama karşılığında ne aldı? Yıkık bir terminal, eksik bir hastane, kalabalık sınıflar ve kış geldiğinde üzerine battaniye çekerek ısınmaya çalışan ilkokul öğrencileri...
BU KADAR Mı DEĞERSIZ BATMAN?
Artık Yeter: Bu Şehre Sahip Çıkın!
Batman, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak bir şehir değildir.
Batman, yalnızca petrol kuyularının gölgesinde yaşanacak bir kader değildir.
Batman, kendi kaderini tayin edecek kadar güçlü, tarihî, kültürel ve sosyal bir potansiyele sahiptir.
Ama bu potansiyel, ancak sahip çıkılırsa, halk için siyaset yapılırsa, gençlerin önüne vizyon koyulursa bir anlam taşır. Bugün Batmanlı susuyor olabilir, ama unutulmasın: Bu sessizlik bir gün çığlığa dönüşür. Ve o zaman duymazdan gelenler, o sesin altında kalır. Batman, artık kendini yönetenlerden hesap soracak kadar bilinçli bir halk istiyor. Batman, sokaktaki çocuğun da, sanayide çalışan işçinin de, evinde çorba kaynatamayan annenin de sesinin duyulduğu bir şehir olmak istiyor.
Ve Batman, bu kez gerçekten “sahip çıkılan bir şehir” olmak istiyor.
Çünkü Batman’ın kaybedecek bir kuşağı daha yok.
