Çünkü Yapışacak, tutunacak bir alan parça uç yok. Kaotik ya da düşük titreşimli hiçbir şey yok. Bu yüzden insanlar temelinize, evinize, güzelliğinize, işinize, değer verdiğiniz her şeye kaos gönderirler, sonra siz olumsuz duygular yaşarken ve düşük titreşimdeyken size bir şey yapışsın diye uğraşırlar. Çünkü bunun dışında sizi altedebilecek bir yolları yoktur. Eğer ilahi bir varlığın kaderine sahipseniz, hayatınız boyunca bu tür deneyimlere maruz kalacaksınız. En çok saldırıya uğrayan insanlar, spiritüel, ezoterik ve karmik olarak yetenekli insanlardır. Çünkü hangi yolu seçerlerse seçsinler, yapmayı seçerlerse seçsinler, inanılmaz güçlü ve başarılı olacakları için karanlık taraf sürekli onları ya yenmek ya da kendi takımına almak ister. Aurası enerjisi zekası çekici biri olduğunuzda, herhangi bir insan, gurup yapı ortada herhangi bir sebep yokken tehdit olursunuz. İnsanlar ortada hiç bir sebep yokken, ortada hiç bir ortak noktanız yokken sizi yenmek isterler. Bazıları da sizden nefret etmelerine rağmen sizin yüzünüzü, cildinizi, yapınızı, vücudunuzu, beyninizi, tarzınızı, zekanızı, yeteneklerinizi isterler, mümkün olduğunu bilseler derinizi giymeyi de isterlerdi. Bunlar sadece sizin değil sizinle aynı ruh sözleşmesiyle dünyaya gelen arkadaşlarınızın da başına geliyor. Karmik ailen, nesiller boyu süren lanetler, kazalar, belalar, kayıplar, ölümcül hastalıklar vb. vb. vb… Bunlar asla ceza değil, bunlar işaretler. Bunlar bunlar senin kim olduğunu anlaman için aşman gereken engeller. Hiçbir şeye sahip olmadan bile narsistler, kıskançlar ve sabotajcılarla uğraştın çünkü insanlar sende o meshuşiyeti gördü. Hediyelerin daha tam olarak aktif hale bile gelmedi bile. Ama dön şöyle bir tarihe bak. Tanıdığın her manevi veya yol açıcı insan nasıl çilelerden geçti. Görevin senden daha büyük. Belirli şeylerin sana yapışmamasının nedeni, belirli entrikaların asla sende işe yaramaması ve belirli frekansların yansımalarının asla senin gerçeğin haline gelmemesinin bir sebebi var. Dışarıdan bakanlar senin görevinle gelen emeğinin meyvelerine bakıyorlar ama, ne için nasıl bir sözleşmeyle dünyaya geldiğinin henüz farkında değiller.
HABER / ARAŞTIRMA/ İNCELEME: MURAT KANDEMİR
GÖRSEL : RUH SÖZLEŞMELERİ
