Arslan, Kürtçenin yalnızca seçmeli ders olarak değil, zorunlu eğitim kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, resmi dil statüsünün de artık gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
Yazılı açıklamasında dilin bir halkın kimliği, hafızası ve geleceği olduğuna dikkat çeken Arslan, Kürtçenin bu coğrafyanın en köklü dillerinden biri olduğunu ve milyonlarca insan tarafından konuşulduğunu söyledi. Kürtçenin güçlü bir kültürel mirası temsil ettiğini vurgulayan Arslan, bu mirasın korunmasının artık ertelenemez bir sorumluluk haline geldiğini kaydetti.
Bölgede yaşanan barış süreci, demokratikleşme ve toplumsal bütünleşme adına tarihi bir fırsatın doğduğunu belirten Arslan, bu sürecin doğal sonucu olarak dil hakları konusunda somut ve kalıcı adımların atılması gerektiğini ifade etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi artık ertelenmemeli, gerekli yasal ve idari düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Aynı şekilde Kürtçe eğitimin yalnızca seçmeli derslerle sınırlı kalmaması, eğitim sisteminde zorunlu ve güçlü bir şekilde yer alması sağlanmalıdır.”
Arslan, dil konusunda atılacak her adımın toplumsal barışı güçlendireceğini, kardeşliği pekiştireceğini ve ortak geleceği daha sağlam bir zemine taşıyacağını belirtti. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nın tüm halklar için barışa, eşitliğe ve birlikte yaşama kültürüne katkı sunmasını dileyen Hasan Arslan, kamuoyuna yaptığı çağrının dikkate alınmasını istedi.
