Allah’tan korkan ve çocuklarının ebedi hayatını kurtarmak isteyen her anne-babanın ve imanlı insanın üzerine düşünmesi gereken bir konudur bu. Gençlik dönemi insan akıldan ziyade duygularını dinlediği için gençlerin kendilerini muhafaza etmeleri her zaman zor olmuştur.
Günümüzdeyse bir gencin kendini koruması da imanlı sağlam bir genç yetiştirmek de eskiye oranla çok daha zor olmuştur. Çünkü bugün gençleri değil sadece günah bataklığına, aynı zamanda imansızlık karanlığına çekmek için çeşitli odaklar her yönden çalışıyor.
Bu odaklara karşı gençleri korumak için her yönden mücadele etmek gerekir. Bu şer odaklara karşı gençleri doğru yetiştirmek için çok yoğun bir çaba gerekmektedir. Bu bağlamda sağlam bir genç yetiştirmeye çocukluktan başlamak gerektiğini unutmayalım.
İnsanın kişiliği ve buna bağlı hayat anlayışı büyük oranda çocukluk döneminde, hatta anne karnında başlar. Yaş ilerledikçe de şekillenir. Oturmuş bir kişilik yapısını da inanç ve ahlak anlayışını da ileri yaşlarda değiştirmek mümkünse de oldukça zordur. Onun için imanlı bir genç yetiştirmek istiyorsak, çocukluğunda iman ve ahlaki değerleri çok iyi işlemek gerekir.
Yazımızı Bediüzzaman Hazretleri'nin bu konudaki sözleriyle bitirelim. Üstad, anne-babaları uyarır ve çocukluk dönemi eğitiminin ne kadar önemli olduğunu şu sözlerle vurgular:
“Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdeta gayri müslim birisinin İslâmiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir.” (Emirdağ Lahikası-II2, 63. Mektup).
