Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan kayıp yakınları adın basın açıklamasını İHD Şube
Yöneticisi Hüseyin Elçi okudu. Elçi yaptığı açıklamada; “İsa Efe Mardin’in Derk ilçesine bağlı Kocatepe Köyünde kamet etmekteydi. Olay günü sabah saatlerinde Derk Üç yol Karakoluna bağlı askerler tarafından gözaltına alınıp ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır. Aynı gün öğleden sonra Kocatepe Köyüne asker araçlarla gelen üniformalı bir grup asker, Derk İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan geldiklerini, vermesi gereken bir ifadesinin olduğunu, daha sonra eve geri gönderileceği söyler. İsa Efe araca bindirilip götürülür. O dönemde Cemal Vural adlı yüzbaşı bölük komutanıdır. Ailesi serbest bırakılır düşüncesiyle hiç itiraz etmez. Ancak serbest bırakılmaz ve bir daha kendisinden haber alınmaz. Yıllar sonra, Derk Cumhuriyet Savcılığına bir ihbarda bulunulur. İhbarda 1993 yılında askerlerce boşaltılan Derk İlçe merkezine 5 kilometre mesafede bulunan Tepe Bağ köyüne bağlı Çat mezrasının hemen girişinde bulunan bir noktanın mezar görünümünde olduğu belirtir. İhbar üzerine Derk Cumhuriyet Savcılığı 04.08.2013 tarihinde kazı çalışması başlatır. Söz konusu yerde bir insana at kemikler bütün halinde bulunur. Savcılığın kazı çalışması yapıp ceset bulduğu yer le İsa Efe’nin kayboluşundan sonra ailenin duyumu üzerine şüphelendiği noktanın aynı olması neden le çocukları DNA eşleşmiş ve faillerin bulunması için İHD Mardin Şubesi vasıtasıyla 14 Ağustos 2013 tarihinde Derk Savcılığına başvuruda bulunur. Alınan kan örnekler ile kazıda çıkarılan kemikler Adli Tıp Kurumu’na gönderilir. Ailenin tüm çabaları sonuçsuz kalır. 27 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen İsa Efe’den hiçbir haber alınamaz. Bizler hak savunucuları olarak geçmişte olduğu gibi, bugün de siyasal iktidarın kim olduğuna bakmaksızın, sorularımızı sormaya devam edeceğiz! “İnsanlığa karşı suç” işlemiş askerler, yine aynı suçlardan sorumlu tutuğumuz askerler yargıladı. Yargının evrensel hukuktan uzak, adli ve bağımsız olmadığı bu topraklarda kendimiz nasıl güvende hissedebiliriz? Asker mahkemelerden nasıl adalet bekleyebiliriz? Kayıplarımızın tanıkları, bir asker mahkemede nasıl ifade verebilir ki? Bizler “insanlık suçu işleyen” tüm görevlilerin, suçlarından muaf tutulmasını teşhir etmeye devam edeceğiz. Kaybedilen insanlarımızın unutulmasına asla izin vermeyeceğiz. İnsanlarımız bir daha zulme uğramayana dek, barış, özgürlük, adalet taleplerimize sessiz çığlıklarımızla yükselteceğiz.”
