Ziyaret ile ilgili değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, "Avukatlar savunma hakkının ve hak arama hususundaki özgürlüklerin teminatıdır. Avukatların meslek örgütünün çatısı olan barolar da insan hak ve özgürlüklerinin en büyük güvencelerinden biridir. Türkiye’de hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile yargı bağımsızlığının gerçek anlamda sağlanması için mücadele veren baroların güçlendirilmesine ciddi düzeyde ihtiyaç var. Türkiye'nin Uluslararası Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 139 ülke arasında 117'inci sırada yer almasını hiçbir suretle kabul etmemiz mümkün değil. Bu adaletin çöküş sürecinde olduğunu ve vatandaşlarımızın adalete erişemediğinin en büyük göstergelerinden biridir. Şu anda ülkemizde yaşanan tüm sorunların temelinde de her düzeydeki adaletsiz ortam yatıyor. Biz, öncelikle yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını tesis edeceğiz. Biz, kurunun yanında yaşı yakmadan, masum tek bir vatandaşımızın haksız yere ceza çekmesine mahal vermeden, adaleti tesis etmek için gerekli bütün adımları atacağız." ifadelerini kullandı.
"İŞKENCE İDDİALARI TİTİZLİLİKLE ARAŞTIRMALI"
Batman'ın Timok köyünde yaşanan işkenceyle ilgili konuşan Ekmen, "Kozluk ilçemize bağlı Gömüşörgü köyünde yaşayan 4 vatandaşımızın evlerinden alınarak karakolda işkenceye maruz bırakıldığına yönelik vahim iddialar bir an önce titizlikle araştırılmalıdır. Askeri operasyonlar gerekçe gösterilerek köye giriş ve çıkışların kapatılması, köylülerin vücutlarındaki morluklar, darp raporu alınmasının engellenmesi göz önüne alındığında burada yaşanan olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını gözlemliyoruz. Bunca iddiaya rağmen yetkililerin harekete geçmemesi de işkence suçu işleyen failleri de cesaretlendirmektedir. Bakanlık sorumlularını derhal bu olay için etkin, şeffaf ve suçluları ortaya çıkartacak bir soruşturma yürütmeye davet ediyoruz." dedi.
"ÖTEKİLEŞTİREN UYGULAMALARI ORTADAN KALDIRACAĞIZ"
DEVA Partisi'nin düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi teminatlarının bulunduğunu belirten Ekmen, "Düşünce ve ifade özgürlüğüne dayalı eleştirilerin ceza hukukunun konusu olması kabul edilemez. Düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığı, yolsuzluk, adaletsizlik, ayrımcılık, kayırma ve hukuksuzlukların ortaya çıkarılması ve kamuoyu vicdanında yargılanması açısından hayati önem taşımaktadır. Partimiz, düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanılmasını engelleyecek her türlü uygulamanın karşısındadır. İnanmanın, düşünmenin, inancını ve düşüncesini ifade etmenin ve bunlara göre yaşamanın, bu amaçla örgütlenmenin insanın en temel hakları olduğuna inanıyoruz. İnanç alanına müdahaleden ziyade, insanların inançlarını korkusuzca ve tam bir huzurla yaşayabilecekleri özgür ortamı sağlamak ve insanların inançlarının gereğini yaşamalarının önündeki engelleri kaldırmak devletin temel görevidir. Vatandaşlarımızın inanç, kültür ve referans ekseninde, hak ve özgürlük taleplerini adalet temelinde karşılayacak, ötekileştirme hissi doğuracak uygulamaları ortadan kaldıracağız." dedi.
