İntiharın yalnızca bireysel ya da psikolojik nedenlerle açıklanamayacağını belirten Ekmen, ekonomik ve sosyal sorunların da kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, özellikle gençleri tehdit eden yasadışı bahis, madde kullanımı, işsizlik ve yalnızlık gibi sorunlara dikkat çekti. İntihar vakalarının son yıllarda artış eğilimi gösterdiğini ifade eden Ekmen, sorunun çok boyutlu bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
“İntihar bir halk sağlığı sorunudur”
Toplumun her gün intihar haberleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Ekmen, özellikle gençlerin çeşitli sosyal ve ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini söyledi. Ekmen, “Gazetelere ve sosyal medyaya her baktığımızda ne yazık ki hayatını sonlandıran, özellikle yasadışı bahis sebebiyle kendisinin ve hatta ailesinin de hayatına son veren, madde ve türevlerini kullanması sebebiyle gelecek ümidi bulamayan, umutsuzluğa kapıldığı için önce okula gitmeyen sonra ailesinin evindeki odadan dışarıya çıkmayan binlerce vatandaşımız, cep harçlığı olmayan gencimiz bulunuyor” dedi. Genç işsizliğinin uzun süredir gündemde olduğunu hatırlatan Ekmen, ne eğitimde ne de istihdamda bulunan gençlerin sayısındaki artışa da dikkat çekti. Ekmen, son yıllarda intihar vakalarında yukarı yönlü bir ivme görüldüğünü belirterek, “Bu bir halk sağlığı sorunudur” ifadelerini kullandı.
“İntiharı tek bir nedenle açıklamak mümkün değil”
İntihar vakalarının yalnızca bireysel veya psikolojik nedenler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Ekmen, ekonomik ve sosyal koşulların da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Ekmen, işsizlik, ekonomik sorunlar, yalnızlık, şiddet, istismar, akran zorbalığı ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan güçlüklerin bireylerin yaşamla kurduğu bağı zayıflatabileceğini belirtti. “Bir intiharı tek başına bir etken olarak incelemekten ziyade ekonomik sorunlar, işsizlik, yalnızlık, şiddet, istismar, akran zorbalığı, ruh sağlığına ulaşımdaki zorluklar gibi geniş bir perspektifle ele almak gerekir” diyen Ekmen, ruh sağlığı desteğinin yalnızca kriz dönemlerinde sunulan bir hizmet olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. Ekmen, “Bir insanın psikolojik destek alması için ağır bir kriz yaşamasını beklemememiz gerekir” dedi.
“Okullarda psikolog, sosyolog ve rehberlik öğretmenlerine ihtiyaç var”
İntiharla mücadelede yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra müdahale etmenin yeterli olmayacağını belirten Ekmen, risklerin erken dönemde tespit edilmesinin önemine işaret etti. Riskli bireylerin erken dönemde belirlenmesi, uygun sosyal ortamların oluşturulması ve bireylerin düzenli olarak gözlemlenmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, güçlü bir önleyici politikanın hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Özellikle okullardaki rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Ne yazık ki kışın okul saldırılarında gördük, özellikle öğrencilerin okullarda ulaşabileceği psikolog, sosyolog ve rehberlik öğretmenlerine çok ihtiyaç var” diye konuştu. Okulların ve üniversitelerin açıldığı dönemde rehberlik hizmetlerinin öneminin daha da arttığını belirten Ekmen, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunarak okullardaki psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
