Lütfen bekleyin..

FLAŞ HABER

Murat ÇUHADAR

Murat ÇUHADAR – MARDİN YAZI DİZİSİ 1 - YA ABO BAŞKAN OLMASAYDI

23 Nisan 2019, 21:51

Murat ÇUHADAR – MARDİN YAZI DİZİSİ 1  -  YA ABO BAŞKAN OLMASAYDI…

Yazdığım başlıkla yazının içeriği birbirini tutmuyor sanabilirsiniz ama acele etmeyin.  Bu yazı dizisinin sonunda anlayacaksınız benim Başkan ABO’yu neden sevdiğimi ve idol olarak gördüğümü. Bu güne kadar beni susturmayı başaran birkaç kişi oldu. Bunlardan biri Artuklu Belediye Başkanı A.Kadir Tutaşı ve diğeri de İbrahim Biter’dir. Bu iki isim benim hayatımda tartışmaya açık yerleri olmayan en özel ve en önemli değerlerimdir. Şimdi birazcık nedeninden bahsedeyim. Ben Mardin’in yetiştirdiği biraz özel ve değişik insanlardan biriyim. Oradaki her bir haltı bilirim. Kim nedir, ne yapar, ne halt yâda ne iyilik eder. Geçmişi aslı faslı nedir benden iyi bilen yoktur. Ha varsa bir Adnan Avuka vardır ama o da konuşmaz. O da benim gibi edebinden utanır ve yine de insanlara iyilikle bakmaya devam eder.  AYAKLARIN BAŞ VE BAŞLARIN AYAK OLDUĞU MARDİN YAZI DİZİSİ BAŞLIYOR İlk olarak şöyle başlayayım. YAŞAMA DOKUNANLAR MARDİN isimli bir kitap çıkardım memleketime ama şimdi bir roman yazıyorum ve bitmek üzere. Bu romanı yayınlamadan önce her bölümünü parça parça burada yayınlayacağım ki; özümseyerek ve merakla bekleyesiniz kendi gerçeğinizi. 7 den 70 e herkes var bu kitapta. İyilik yapanda var, ibnelik yapanda var. Hayatımda gördüğüm bildiğim ne varsa onu yazdım. Hemde isim ve cisimleriyle. SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ ÇÜNKÜ !!! Ben Mardin’de hak sahibi olan ama edebinden ötürü bu güne kadar sadece sevgiyle ve iyi niyetle yaşayan biriydim ama baktım ki elin art niyetlisi, çapulcusu, çocukluğunu bildiğim serseri soytarı ve cahil takımı bugün kalkmış o memleketin aydınlarına, hizmetkârlarına, hava basıp caka satıyorlar.  Şimdi kitabın ilk sayfasından minik bir tanıtım yapayım size, daha sonra ara ara diğer konukları da anlatacağım zaten. İyisiyle kötüsüyle hemde ne dersiniz? YAPTIĞI İYİLİĞİ İFŞA EDEN NAMUSUZDUR, ALÇAKTIR.  BU YAZIYI YAZMAMDAKİ AMAÇ İYİLİĞİ YÜZE VURMAK DEĞİL HADDİ BİLDİRMEK VE EDEP KAZANDIRMAKTIR. 5 kardeşten oluşan bir aile vardı. 4 erkek ve bir kız kardeşti bunlar. Fakirlik içinde yaşayan ve kıt kanaat geçimlerini sağlayan bir aileydi. Kışlık yakacaklarını rahmetli annem sağlardı bunlara. Mutfak erzaklarını babam maaşından temin ederdi. Haftanın çoğu günü yemeklerini de bizde yerlerdi. Kıyafetleri ayakkabıları ve daha ne varsa paylaşılacak hepsini biz ve bizim gibi birkaç aile desteklerdi. Evin babası çalışmaz ve akşama kadar kahvelerde yancı olarak oturur çay çorba içer, evin annesi ise o komşu senin bu komşu senin gezer dururdu. Evin en büyük çocuğu akıllı uslu biriydi. İkinci oğlan ise haşarı ve tuhaftı. Evden çalar, arkadaşlarını eve çağırıp hap içirerek altın kolyelerini alır. Çalıştığı iş yerini birkaç kez soyduğu falan bilinir. Diğer ufak kardeş ise o da bir büyüğü gibi arsız hırsız biriydi. Diğer erkek ise sinik pasif ve sessizdi. Evin kızı ise gariban ama namuslu bir kızdı. Sonra ne olduysa oldu ve birkaç yıl içinde bu aile Mardin’den başka bir şehre giderek birden büyüüükkkk ve kocaman zenginliğe kavuştular. Hem de sadece 3-4 yıl içinde. Ardından büyük bir holding sahibi olup koca koca şirketler tesisler hanlar hamamlar ve yetmedi uluslararası ün elde edip dünya tarafından tanındılar. Yetmedi son 25 yıldır her hükümetin perde arkasındaki aktörleri arasına girdiler. Fesuphanallah nasıl olduysa artık. Zannımca ALLAH yürü ya kulum dedi bunlara. Tabi bu kadar büyümeden sonra bir daha Mardin ve Mardinlilerle bağlarını kopardılar. Ultra lüks yaşamları içinde yaşamaya devam etmekteler. Analarının babalarının ismine okullar falan filanda kurdular. Allah razı olsun. Tıpkı daha sonraki sayfalarda yazacağım kıymetli tefecilerin açtığı cami ve Kur’an kursu kurucuları gibi….  Neyse… Şimdi bu çok muhterem ve zengin aile öyle bir kibir sultanlığına eriştiler ki; sormayın gitsin. Ne beni, ne benim gibi binlerce geride bıraktıklarını tanımaz ve konuşmaz hale geldiler. İşte bende dedim ki; bir selam verme zamanı geldi o çok muhterem insanlara ve diyeyim ki ÇOKTA TIN. Kitabı ilk imzalı halini sanırım onlara hediye edeceğim ve sonrada sevgili AMCALARIMA… Sevdiniz mi romanımı?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
f
    RSS
    © 2019 - Basın Haber Ajansı
    bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=